Berlin: Devrimci 1 Mayıs (türkçe konuşma)

HomeAlmanyaIrkçılık - Göç

Berlin: Devrimci 1 Mayıs (türkçe konuşma)

Berlin: Devrimci 1 Mayıs yürüyüşünde yapılması düşünülen ama polis şiddetin dolayı yapılamayan türkçe konuşma.

Merhaba Kreuzbergliler, merhaba Berlin, merhaba Dünya emekçileri!
Sınıfsal mücadele günümüz kutlu olsun!
Mücadele, bugünle sınırlı kalmadı, kalmayacak.
Sömürü, baskı, yoksulluk ve şiddet üreten kapitalist düzenler yıkılıp, yerine eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve dayanışmaın hakim olduğu toplumlar oluşana kadar, mücadele her gün ve her yerde devam edecek.
Irk, din, dil, milliyet ve cinsiyet ayrımı yapmadan, ırkçılığa, ötekileştirmeye, baskıya ve sömürüye karşı her yerde ve hep birlikte-omuz omuza mücadele etmekten başka bir seçeneğimiz yok.
Kurtulmak yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.
Dünya genelinde yaşanan sömürgecilik, açlık, yoksulluk, savaşlar gibi acı gerçeklerden sorumluluk payı olan Almanya‘ya karşı da tavrımız net olmalı. Milyonlarca insan, ölümü göze alarak ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor. Hergün onlarca insan avrupa sınırlarında, akdenizde can veriyor. Avrupa birliğinin önde gelen ülkelerinden biri olan Almanya da, avrupa sınırlarında yaşanan insanlık dışı mülteci kamplardan sorumludur. Ayrıca Türkiye gibi islami-faşist bir rejimle de işbirliği yaparak suç işliyor.
Almanya, ekonomik gücü yüksek bir ülke olarak bilinse de, burada da milyonlarca insan yoksulluk sınırında yaşamakta, güvencesiz iş koşulları daha geniş bir kesimi kapsamakta. Almanya’da da Corona koşulları zenginleri daha zengin fakirları daha fakir etmektedir.
Bu olumsuz süreçlerden en çok etkilenenler ise yine biz göçmenler, ardılları, mülteciler ve kayıtsız konumda olan milyonlarca insan oluyor.
Irkçı-faşist saldırıların ana hedefi de yine biz göçmen ve mültecileriz. 19 şubat 2020‘de 9 gencimizi Hanau’da katlettiler. Faşist zihniyete karşı çıkıp dayanışmadan yana olan herkes de saldırıların hefefi oluyor. Bir tarafta egemenler ve politikacılar medya aracılığıyla toplumsal sorunları çarpıtırken, öbür tarafta faşistler şiddet kullanarak, korku ve panik yaymaya ve toplumu susturmaya çalışırlar.
Devletin güvenlik güçleri içinde kök salmış kurumsal ırkçılıkla, ırkçı faşist cinayetler arasında bir bağ kurmayı engellemek için, medya, hükümet ve düzen partileri, ırkçı cinayetleri halen tek tek vakalar olarak yansıtıp hasır altı etmeye çalışıyorlar.
En geç NSU cinayetlerinden bu yana biliyoruz ki, cinayetlerin işlenmesinde ve gizlenmesinde devletin ve istihbarat kuruluşlarının parmakları var.
Biliyoruz ve diyoruz ki, unutmadık affetmeyeceğiz.
Bu toplumda eşitlik temelinde onurlu yerimizi almadıkça, susmayacağız.
Eşit ve demokratik haklara sahip olmadıkça, nasıl susabiliriz ki?
Şu demokrasi şampiyonu geçinen Almanya‘da, 10 milyondan fazla insanın seçme ve seçilme hakkı yok. Bu skandal halen, söz konusu bile edilmiyor.
Bu sene Fedaral Meclis seçimlerinde, eyalet parlamento seçimlerinde ve berlinde ev şirketlerinin kamulaştırılması için sürdürülen halk oylamasında, halen yabancı statüsünde sayılanların hiç bir söz ve oy yok. Bu resmen antidemokratik, ayrımcı ve dolayısıyla ırkçı bir durumdur. Bir zamamlar kadınlara seçim hakkının tanınmaması, nasıl ki bir skandal idiyse, bugün de göçmenlerin bir kısmana seçil hakkının tanınmaması bir skandaldır. Dün kadınların seçim hakkı, nasıl ancak mücadele ile alındıysa, bugün de herkese seçim hakkı, ancak mücadele ile alınacaktır.
Son olarak:
Çok farklı inisiyatif ve bireylerden oluşan, bağımsız, radikal ve parlamento dışı bir hareket olarak, göçmenlerin sesini yansıtmaya çalışan, Irkçılığa karşı eylem birliği olarak, diyoruz ki:
Irkçılık, faşist saldırılar ve eşitsizliğin her türlüsüne karşı,
örgütlenelim, kenetlenelim ve gelecek güzel günleri kollektifçe kuralım.
Yaşasın enternasyonal dayanışma!
Yaşasın 1 Mayıs!