ESTHER  BEJARANO: İnadına yaşamak – Gülhan Sarıdoğan

HomeAlmanyaManşet

ESTHER BEJARANO: İnadına yaşamak – Gülhan Sarıdoğan

Almanya’da antifaşist ve antiırkçı hareket çok büyük ve değerli bir kadınını kaybetti.

Son ana kadar mücadeleciliğininden hiç bir şey kaybetmeyen Esther Bejarano, 10 Ekim 2021 günü 97 yaşında Hamburgda hayata veda etti.

Ausschwitz‘den kurtulmayı başardı ve mücade dolu bir hayat sürdü.

Esther Bejarano (Loewy) 15 Aralık 1924 de Saalois de 4 çocuklu bir ailede dünyaya gelmiş. Baba Kantor (Sinagoglarda ayin yöneten) Anne ise öğretmen. Yahudi dinine ve geleneklerine bağmutlu bir çocukluk geçirmiş.

1934’de ilk antisemit olaylar baş gösterince annesi Hristiyan olan ve 1.Dünya savaşında madalya almış olan baba uzun süre olayların durulacağına inanmış. Ama yahudilerin hızla ülkeyi terk etmesi ve Saar bölgesinde uygulanan ırkçı yasalar aileyi Ulm şehrine taşıyor.

Bir kardeşi Amerikaya, ablası Filistine göçediyor. Esther burada Yahudi okuluna başlıyor, müzik dersleri alıyor ve bir çok gösteriye çıkıyor.

1938de Almanya terk etme çabaları sonuçsuz kalıyor, Israile gitmek için toplanılan kamplar Naziler tarafından bir bir kapatılınca aile Almanyanın farklı şehirlerinde farklı kamplarda kalıyor.

1941de Esther Fürstenwaldede (Doğu Almanya ) bir çiçekçide zorunlu çalışmaya gönderiliyor.

Buradaki zamanı bütün kısıtlamalara rağmen rahat geçiyor.

Anne ve baba 1941’de Kowno’da ( Litvanya) kız kardeşi de1942’de Ausschwitz’de öldürülüyorlar.

Bir reportajında şunları anlatıyor ‘Annemin ve babamın nasıl öldükleri konusunda hiçbir bilgim yoktu. Yıllar sonra isimlerini Breslau’dan Kowno’ya götürülenlerin yazıldığı bir defterde gördüm.Nede olsa Naziler katliamlarını düzenli bir şekilde defterlere işliyorlardı. Nasıl öldürüldüklerini gözümün önüne getirdiğimde, onların bir ormanda çırılçıplak soyundurulup diğer kurbanlarla birlikte kurşuna dizilip ve bir çukura atıldıklarını düşünmek bana Ausschwitz’de yaşadıklarımdan daha ağır geldi ‘

Esther 1943’de Ausschwitz’e gönderiliyor. Müzik burada hayatını kurtarıyor. Toplama Kampında tutsak bir Müzik Öğretmeninin enstrüman çalacak kızlar aradığında piyano çaldığını söylüyor, fakat kampta piyano olmadığından kısa bir denemeden sonra akardeon çalarak kızlar korosuna geçiyor. Koroyla birlikte, kampta Nazilere verdiği konserlerin yanında başka bir görevi daha oluyor. Trenlerle getirilen tutsaklar gaz odalarına gönderilirken onları müzikle uğurluyorlar ’Tutsaklar nereye gittiklerini bilmezken bize el sallıyorlardı, zira müziğin olduğu yerde kötülüğün olamayacağını düşünüyorlardı, biz ise gözyaşları içinde çalmaya devam ediyorduk‘ diye anlatıyor yine bir söyleşide. 1945’de Siemens’de çalışmak için Rawensbrück’e gönderiliyor.

1945 de Müttefik Güçlerin kampları boşaltmasının ardından Filistin’e, ablasının yanınaö gidiyor.

Burada Müzik Öğretimini tamamlayıp işçi korosu RON’a katılıyor, birçok ödüller alıyor, eşi Nissim Bejarano ile tanışıp evleniyor, 2 çocuğu da burada doğuyor. Eşinin sendikal faaliyetleri ve komünist olmasından dolayı ve İsrail’in Filistin Politikasına karşı çıktıkları için tekrar Almanya’ya dönmeye karar veriyorlar. Önce doğduğu şehire, sonra da 1960’da Hamburg’a taşınıyorlar. Burada bir butik açıyor ve o yıllarda yaşadıklarını tekrar gözden geçirmeye başlıyor, bir daha böyle bir şeyin yaşanmaması için Nazi rejimi kurbanları ve Anti Faşist Birliğine (VVN-BdA (1)) üye oluyor.

1986’da Ausschwitz Komitesini kuruyor. 1999!da eşini kaybediyor. Irkçılığa karşı konserlere çıkıyor, kitaplar yazıyor, protesto gösterilerinde polislerin bile yakasına yapışıyor, ödüller alıyor.

Alman Komünist partisine (DKP) üye olduğu pek bilinmezse de, Köln’lü Microphon Mafia adlı Rap grupuyla uzun süre antifaşist ve antiırkçı etkinliklerde sahne aldı. En önemlisi ise, okullara çağırılıyor, gençlere faşizmi anlatıyor. (2) En çok istediği ise 8 Mayıs’ın (3) resmi tatil günü ilan edilmesi. ‘100 yaşına kadar yaşamak istiyorum,daha yapacak çok işim var’ demiş son röportajında.

Hayatına o kadar çok şey sığdırmış ki Esther Bejarano, arkasında kocaman bir mücadele mirası bırakmış sevenlerine, yoldaşlarına ve ailesine.

Birçoğunun yoruldğu, yıldığı, mücadeleden vazgeçdiği bir zamanda, Ausschwitz’den kurtulan bir kadın son nefesine kadar ırkçılığa ve ıaşizme karşı mücadelenin önemini hafızalarımıza kazıyarak

bir çok güzellikler bırakarak gitti.

18.07.2021’de Hamburg’da Yahudi mezarlığında eşinin yanında sonsuzluğa uğurlandı.

Estheri ve mücadelesini saygıyla anıyoruz!

Dipnotlar:

  1. VVN.BdA: Verein der Verfolgten des Naziregimes – Bund deutscher Antifaschisten
  2. O zamanlar yapılanların suçlusu siz değilsiniz# ama o zamanlar ne ve neden olduğunu bilmek istemezseniz işte o zaman suçlu olusunuz.”

  3. 8 Mayıs 1945: Nazilerin yenilgiyi resmen kabul ettikleri günü Faşizm’den kurtuluş günü olarak anılır.

Kaynak: Wir leben trotzdem. Erinnerungen vom Mädchenorchester.